top of page

TURGUT UYAR ŞİİRLERİNDE KENT

Güncelleme tarihi: 7 Haz 2020

TURGUT UYAR ŞİİRLERİNDE KENT TUĞBA COŞKUN tugbaacskn@gmail.com

Şiirin en önemli isimlerinden Turgut Uyar, 4 Ağustos 1927 yılında Ankara’da dünyaya gelmiştir. Ahmet Turgut Uyar, altı çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğar, babası Hayri Bey, bir subaydır ve uzun zamanlar boyunca ailesinden uzakta yaşamak zorunda kalır. Hayri Beyin bu durumu Turgut Uyarı o yıllarda etkilemiştir. Bunun etkisiyle Turgut Uyar, henüz o yıllarda naif bir kişiliğe sahip olur. Yaşamı boyunca ondan kopmayan bu ruh halini, şair şu şekilde kaleme alır;

“Hüzünlü bir çocuktum. Nedense hep ağlamaya hazır. Ağabeyim bana sataştıkça annem “‘Yapma oğlum derdi ona; ‘o içli bir çocuk”

Turgut Uyar’ın içine sanat kıvılcımı atan olay müziktir. İçine doğduğu aile, müzikle ilgilenen ve çeşitli enstrümanlar çalan bir ailedir. Turgut Uyar’ın şiir alt yapısında şüphesiz bu aile ortamının da etkisi vardır. Henüz, çocukluk yıllarında şiir yazan Turgut Uyar, şiire nasıl başladığını şu şekilde kaleme almıştır;

“Daha ilkokulda vezin ve kafiyeden haberim olmadığı çağlarda manzumeler yazardım. Sonra ortaokul ve lise devresinde boyuna yazdım. Günde üç beş şiir, haftada on beş, günde bir roman yazıyordum. Ama ne şiirler ve romanlar. Liseyi bitireceğim yıl, Hayyam, Nedim, Yahya Kemal, Tevfik Fikret, Hamit ve Haşim kıskıvrak tutmuşlardı. Taklit ettiğimi bile bile onlara özenerek, bildiğim ve becerdiğim kadar terkipli filan gazeller mazeller yazardım. Hatta Makbere Mezar adıyla bir nazire bile yazmıştım. ”

İlk şiir kitabı olan ‘Arz-ı Hal’ 1949’da basılır. Kitap, dikkatleri üzerine çekmekte gecikmez. O dönemin toplumsal-siyasal atmosferinden etkilenen şair, şiirinin konusunu Anadolu insanının yaşayışı, gelenekleri, ekonomik-kültürel sorunları gibi toplumsal yaralar oluşturur.

Bir Anadolu vardır.

Yazları, kışları, kıtlıklarıyla,

Aşılmaz duvarların arkasıdır.

Cin dağlarının arkasıdır.

Bir Anadolu vardır, Anadolu,

Bir lüks marka sabununun markasıdır.[1]

İlk şiirlerinin mekanı olan Anadolu, Turgut Uyar’ın 1952’de yayınlanan ikinci kitabı ‘Türkiyem’de de aynı şekilde karşımıza çıkar. Türkiyem’de bahsedilen konular ve bunların şiirdeki şekilleri ilk kitabından farklı değildir; Anadolu coğrafyası tüm ayrıntılarınla gözler önündedir ve şiirin adresini oluşturur. Yine ilk kitabında olduğu gibi Anadolu insanımızın duygularını, yaşayışını ve kültürel özelliklerini, doruklarda bir dille ifade eder.

‘Ben neye sevdalıyım böyle, bilmem Binlerle yıldız kayıyor kanımda. Şöyle dolaşmak, yıllarca, yüzyıllarca Hür, yayan yapıldak vatanımda…’[2]

İlk iki kitabında aslında tam olarak kendini bulamayan bir Turgut Uyar karşımıza çıkar. Bu nedenle de bir tür arayış ve yöneliş durumunda olduğunu belli eder. Kendi sanatını ve şiirini bulabilmesi için açısını değiştirip, Anadolu’nun köyünden çıkıp modern hayatın hüküm sürdüğü büyük kentlere ve o kentleri dolduran insanların ilişkilerine bakması gerekti.

İstan